Ponte Vecchio ve Cennetin Kapıları

Uffizi’den çıktıktan sonra, Ponte Vecchio (Eski Köprü)’ye doğru yol almaya başlıyoruz. Meşhur köprüye giderken yolumuzun üzerinde Donatello, Michalengelo gibi çok önemli isimlerin heykelleri bize eşlik ediyor.

bir sokak sanatçısı daha..Romantik şarkılarıyla bizi şehre daha da aşık etmek için mi orda?!

Ve nihayet Arno Nehri üzerindeki muhteşem Ponte Vecchio ile buluşma.. Ah! Nasıl etkileyici bir görüntüsün sen!

Ponte Vecchio..

Burası, içinde pek çok kuyumcu bulunan ve II.Dünya Savaşı’ndan yıkılmadan çıkmış etkileyici bir köprü. Uzunca bir seyir ve fotoğraf işlerinden sonra ordan da ayrılma zamanı..

Duomo Di Santa Maria Del Fiore

Floransa’da bir sonraki durağımız, Santa Maria Del Fiore Katedrali. (Floransa Katedrali-Duomo Katedrali – Basilica of Saint Mary of the Flower) Ana kütleden bağımsız olan çan kulesi (Campanile) Giotto‘nun tasarımıyla 1331-1355 arasında inşa edilmiş. Katedrali bitiren ve dev kubbesini inşa ederek bugünkü görünümüne kavuşturan Filippo Brunelleschi olmuş. Brunelleschi, ayrıca perspektifi ilk bulan kişi. Onun gerçekleştirdiği kubbe, Rönesans’ın ilk önemli mimarlık ürünlerinden biri sayılıyor. Ve Brunelleschi de, rönesansın dehalarından sayılıyor. Oldukça önemli bir isim yani.

Duomo di Santa Maria Del Fiore (Floransa Katedrali)
deneme1
katedral detaylarına zoom’lu bakış..
katedralin en tepesindeki “uyaran adam” motifi..Tanrı’yı simgeliyor

Katedral çok ama çok etkileyici.. Kendinize zaman ve izin verin. İnceleyin. Bolca “zoom” yapın. Detayları yakalayın ve onlarda kaybolun..

Cennetin Kapıları

Katedralin hemen karşısında sekizgen yapısıyla Battistero Di San Giovanni (Vaftizhane) var. Bu vaftizhane, Lorenzo Ghiberti’ye ait rölyef heykelli bronz kapısı ile meşhur..Bu kapılar, Michelangelo tarafından onların güzelliğinden dolayı ve Rönesansın başlangıcı olarak tanımlandığından “The Gates of Paradise-Cennetin Kapıları”olarak isimlendirilmiş. Bu kapı, tarih için son derece önemli. Zira Rönesans bu kapı ile başlamış. Çünkü üzerinde kabartmalar ve üç boyut mevcut. Kapı üzerinde İncil’den sahneler ve çok sayıda figür bulunuyor. Bu figürlerde, Adem ve Havva’nın yaratılışı, ilk günah, cennetten kovulma, Hz. İbrahim’in oğlunu tanrıya kurban edişi temsil ediliyor. Kapının orjinali, tabletler halinde, Katedralin müzesinde yer alıyor.

Cennetin Kapıları.. / the Gates of Paradise

Bu kapıyı da lütfen iyice inceleyin. Hangi yüzyılda yapılmış olduğunu hatırlayın..

Via Di Tornabuoni

Ve oradan da ayrılıp, Via Di Tornabuoni’de dolaşıyoruz biraz. Bu cadde, Gucci, Salvatore Ferragamo, Roberto Cavalli, Emilio Pucci gibi çok ünlü markaların da bulunduğu cadde. Dolaşmak çook keyifli:)

Ve günlük Floransa halleri.. 

Alttaki kare bana Viyana’da Mozart’ın evinin yakınlarındaki faytonları hatırlattı.Ve onların fötr şapkalı cool sürücülerini..

Santa Trinita Bridge

Yavaş yavaş akşam olurken biz de Floransa sokaklarını keşfe devam ediyoruz.Yürüyerek geldiğimiz Santa Trinita Köprüsü‘ndeyiz. Mutlaka görülmeli..

Ponte Santa Trinita..
bu fon kaçırılmaz..
Ponte Santa Trinita’dan Ponte Vecchio..

Akşam yemeğinden önce biraz dinlenmek üzere otele doğru yürüyüşe geçiyoruz..

Yolumuzun üstündeki Dolce&Gabbana vitrini ilginç.. 🙂
Cafe Gilli’ye akşam bakışı

Otelde kısa süreli bir dinlenme ve kıyafet değişikliğinden sonra tekrar dışarıdayız. Floransa’da gündüz gördüğümüz yerler gece bir başka güzel.. Yeni yıla girmeye iki gün kala, her yer rengarenk..

Piazza Repubblica’da yılbaşı için giyinmiş bir bina

Akşam yemeği ve Hard Rock Cafe’nin ardından, artık otele dönme zamanı.. Otele yorgun ama fazlasıyla mutlu bir dönüş..

FLORANSA’NIN LEZZETLİ HALİ.. Ne Yenir Ne İçilir..? Bir sonraki postta..

♥♥

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir