PARIS Oh La La!

Bir süredir yoğunluğumdan dolayı yazamadım. Ama geldim.. Hadi bi Paris yapalım mı? 🙂

Paris’le buluşmak için uzun süredir plan yapmaya çalışıyordum ki, Paris bana doğum günü hediyem olarak geldi.  Aysam, yeni yaşıma Paris’te girmem için hazırlıklara başlamıştı bile ♥♥. Benim için bundan daha güzel bir hediye olamazdı..

Paris’i daha gitmeden sevmem için öyle çok nedenim vardı ki.. Tarihi, o hep çok merak ettiğim über modern Eyfel, romanlarını çok büyük keyifle okuduğum yazarları ve onların evleri, Edith Piaf, chansonlar ve tabi ki Fransızca.. Fransızca büyülü bir dil kesinlikle.. Kulağımı bu kadar okşayan başka bir dil sanıyorum yok. Fonetiği, tınısı öyle hoş ki, sadece bu dili duyabilmek bile Fransa’ya gitme sebebim olabilir. O derece bayılıyorum 🙂

Ama şimdi bu şehri daha da seviyorum artık..  Doğum günü hediyem çünkü.. Benim için bir daha belki de hiç bir şehrin olamayacağı kadar özel artık..

Yolculuklarımız, bizim için gittiğimiz şehre uçaktan inince değil, evimizin kapısından çıktığımız an başlar.. Boarding pass’lerimiz elimizde kahvelerimizi yudumlarken uçağı beklemek ve gideceğimiz yere dair sohbet etmek apayrı bir keyiftir.

Bu sefer de öyle yapıyoruz. Benim zaten Paris için hazırladığım bir Bucket List’ im var. Ona yeniden göz gezdiriyorum. (Bu listedeki herşeyi sonraki postlarda elbette sizlerle paylaşacağım 🙂 )

Paris’e hazır mısınız..? Paris’ e ait tüm detaylar sonraki postlarda..

♥♥

1 Comment

  • Today, I went to the beach with my children. I found a sea shell and gave it to my 4 year old daughter
    and said “You can hear the ocean if you put this to your ear.” She put
    the shell to her ear and screamed. There was a hermit crab inside and it pinched her
    ear. She never wants to go back! LoL I know this is totally off topic but I had to tell someone!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir