NEW YORK ŞEHİR REHBERİ

New York Şehir Rehberi

 

Yaklaşık 11 saatlik uzun bir uçuşun ardından New York JFK’ya iniyoruz. Istanbul’dan THY’nin New York’a direkt uçuşu var.

Alanda pasaport işlemlerinin ardından şehirle buluşuyoruz.. ve New York City ile ilgili ilk izlenimler de oluşmaya başlıyor böylece.. Sizin için hazırladığım New York Gezi Rehberi‘ne alayım sizi..

ŞEHİR

New York, Avrupa’dan çok farklı. Şehre adım atar atmaz bunu hissediyorsunuz. Bir kere milliyeti yok şehrin. Çinlisi, Japonu, siyahisi… Bu iyi bir şey mi peki?? Kesinlikle! Aslolan insandır çünkü, milliyetler insan olmak kavramından sonra gelir, gelmelidir. Örneğin Stockholm’e gittiğimde nasıl sadece beyaz tenli ve sarı saçlı insanlardan oluşan homojen bir toplum görmüşsem, NYC’de de her milletten insanı bir arada mutlu mesut yaşar gördüm.

Amerika Özgürlükler Ülkesi!

Orda kendin olabilirsin, ruhunu olmak istemediğin bir bedende saklamak zorunda değilsin. Metroya bindiğinizde şehrin sosyolojik resmini daha güzel çekersiniz. Metroda 60 yaşın üstünde siyahi bir teyze gördüm mesela. Saçlarının yarısı kısa yarısı uzundu, upuzun tırnakları vardı ve kırmızı ojeliydi. Yanındaki kocası olduğunu düşündüğüm kişiyle konuşuyor ve kahkaha atıyordu. Bu teyze hayatımda saygı duyduğum kişilerden biri oldu. (Tabi o bunu hiçbir zaman bilemeyecek 🙂 ) O yaşına rağmen dış görünüşünü kendi gönlüne göre şekillendirme cesareti gösterdiği için, kendi olabildiği ve kendini yaşayabildiği için.. Çevredekiler ne der korkusunu yaşamadığı, ruhuna ve hayatına sahip çıkabildiği için..

Bu ‘özgür kadın’ gibi daha pek çok profil var NYC’de. Kimse de dönüp bakmıyor kesinlikle. Kendin olmanı diğer insanlar da onaylıyor ve seni yadırgamıyorlar. İşte bunlar benim hep özlemim…

Kişisel özgürlüklerin dışında basına da devletin müdahalesi söz konusu değil orda. BASIN DA ÖZGÜR yani.. 

Son dönemde ayrıca SAME-SEX MARRIAGE diye de bilinen GAY EVLİLİĞİNE de izin çıktı Amerika’da biliyorsunuz. İnsanlar artık tamamen ne iseler o olacaklar.

ABD Anayasasında, ‘Tüm insanlar eşit yaratılmıştır, özgürlük hakkı, yaşama hakkı’ vs vs dışında çok önemli ve ilginç bir madde daha var:

“İNSANLARIN MUTLULUGU ARAMA VE ERİŞME HAKKI VARDIR”… 

İnsanların mutlululuğu arama ve erişme hakları anayasa ile güvence altına alınmış. Bu sözlerden daha anlamlı olan bir şey varsa o da, bu sözcüklerin pratiğe de dökülebiliyor olması.. LGBT hareketine tam destek, zaten başlı başına bunu kanıtlıyor.. Bambaşka bir dünya yani Amerika..

Times Square
Times Square

MANHATTAN

Manhattan’ın New York City’deki konumunu daha iyi göstermek için aşağıda eklediğim haritalara göz atın. İlki New York, ikincisi ise Manhattan haritası. Sizin nerdeyse tüm zamanınız Manhattan’da geçecek. O yüzden ilk etapta o haritayı iyi algılamanız önemli.

Manhattan, New York’un kalbi. Modern binaların ‘gökyüzüne yükselme’ yarışında olduğu bölge. Sokaklar dümdüz, yokuş sıfır. Kaybolmak neredeyse imkansız. 

New York için dünyanın başkenti derler.. Kesinlikle doğru. Bu kadar çok milletten bu kadar çok kişiyi ancak NYC’de görürsünüz çünkü. Bir Çin yemeğini en iyi önce Çin’de sonra NYC’de yersiniz örneğin.. Ya da bir Vietnam mutfağını Vietnam’dan sonra en iyi NYC’de tanırsınız.

KONAKLAMA

NYC’de konaklamak için sayısız alternatif mevcut. İlle de Manhattan’da kalacağım diyorsanız otellerin çok pahalı olduğunu hemen belirteyim. Benim için sorun değil 2 yıldızlı hostelde de kalırım deseniz yine de pahalı, AIR BNB’den baksanız da pahalı. Peki konaklamayı çözmenin ekonomik yolu yok mu?

Elbette var. Yani nispeten.

Manhattan’da değil de Manhattan’a metro ile ulaşabileceğiniz mesafedeki bölgelerde kalın. Brooklyn’de kalırsanız otel fiyatları daha düşük olacaktır. Yalnız dikkat edin, Brooklyn’de Brooklyn Köprüsü’ne yakın yerlerde olsun oteliniz. Çok içlere gitmeyin. Bir de metro istasyonuna yakın olmalı otel. Gerisi çok sorun değil. Çünkü NYC’deki metro ağı gerçekten ileri derecede iyi. Otele servet vereceğime biraz zahmet çekerim derseniz bu bir seçenek. Tamamen kişisel tercihler ve önceliklerle ilgili bir seçim.

Mutlaka Manhattan’da kalacağım diyorsanız benim kişisel önerim; Chelsea, Soho, East Willage civarında kalın. Buraları Çin Mahallesi ve Little Italy Bölgesi’ne yakın ama profil olarak oralardan çok ayrışmış bölgeler. Özellikle Chelsea sokaklarında gezerken Londra evleri gibi pek çok evi fotoğraflamak benim için ayrı bir keyifti. Ayrıca bilenler bilir, Sex&The City ‘nin esas kızı Carrie’nin dizideki artık ikonik olmuş dairesi de Chelsea’deydi.. Elbette orayı da gördüm.. 🙂 İlerleyen postlarda fotoğrafla detay koyacağım.. Meraklısına..

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Şehir içi ulaşım için kullanacağınız en iyi üç alternatif : metro ve ayaklarınız.. sonraki alternatif de taksi..

/Metro/

NYC’de çok gelişmiş bir metro ağı var. Metrolar eski ve metro istasyonları da oldukça eski ve pis. Pis evet, yani kedi büyüklüğünde fareleri ailece rayların arasında gezinirken görebilirsiniz o derece 🙂

Metro istasyonları evsizlerin de evi gibi NYC’de. Soğuktan korunmak için sığınıyor ve duraklardaki banklarda yatıyorlar.

Mutlaka bir Metro Card edinin. Çünkü New York’u keşfederken sıkça metro kullanacaksınız. Tek biniş metro ücreti 3 USD iken 7 günlük sınırsız Metro Card’i 31 USD alabilirsiniz. Bütün metro istasyonlarında satış makineleri var. 

NYC subway
New York metro.. biraz korkutucu mu sanki?
/yürümek/

Şehri yürüyerek keşfedin tabi en güzeli o. Yürüyerek hem şehri, hem binaları hem de insanları daha keyifle keşfedersiniz. New York yorgunluğu çok keyifli olacak, emin olun.. Ayrıca NYC sokaklarında yürürken karşınıza minik sürprizler de çıkabilir. Örneğin aşağıdaki ilk fotoğrafa bakın. 7.Caddede 34. ve 42. sokaklar arası ‘Fashion Walk of Fame’ olarak geçiyor. Burada yürürken yolda yuvarlak plakalar çıkacak karşınıza. 28 tane plaka var ve hepsi gelmiş geçmiş Amerikalı en iyi moda tasarımcılarına ithaf edilmiş. Ralph Lauren.. Calvin Klein.. Oscar De La Renta.. Marc Jacobs.. Donna Karan.. Benimki MainBocher..

New York Streets
New York Streets

Bu şehrin sokak dansçılarında çok iş var..

Bütün sokaklar bizim..

/taksi/

NYC’nin meşhur ikonik sarı taksileri.. Orada ‘Cab’ deniyor. NYC genel olarak çok pahalı bir şehir ve dolayısıyla taksiler de pahalı. Taksi ücreti haricinde şoför mutlaka bahşiş bekliyor. Bu detayı atlamayın.

Aslında bahşiş orada bir kural, bir zorunluluk gibi. Restaurantlarda da memnuniyetinize göre en az %15’lik bir bahşiş ayırın. Zira orada bahşişler insanların maaşlarından önce geliyor.

YEME&İÇME

NYC’de dünyanın her mutfağını bulabilirsiniz. Bu konuyu ayrı bir postta detaylıca anlatacağım ama şimdi kısaca bahsetmek isterim.

NYC’de yeme içme konusunda olmazsa olmaz’ınız HAMBURGER (tabi ki American style), PIZZA (Pizzayı İtalyanlar buldu, Amerikalılar yeniden yarattı 🙂 Bir de Chicago Pizzası var ki o apayrı bir konu. Onu da Chicago postlarında paylaşacağım) ve DENİZ ÜRÜNLERİ. Özellikle adım başı rastlayacağınız İSTRİDYE Bar’lar çok ilgi görüyor. Okyanustan masanıza gelen daha pek çok ürün var. Okyanus lezzetlerinin deniz lezzetlerinden farkını NYC’de keşfedebilirsiniz. NEW YORK STEAK de NYC için mutlaka listede olmalı. Etinizi orta pişmiş (medium) söyleyin. Zaten az pişmiş gelecektir. Etin içi hafif kanlıdır. Yani gerçek et.. Posası değil.. Çok pişmişe alışmış bizler için elbette çok kolay değil ama bence artık etin nasıl yenmesi gerektiğini öğrenmemiz lazım 🙂 Tatlı olarak elbette New York CHEESECAKE yenecek. 

New York’ta /happy hours/

Mutlu saatler bu şehirde çok yaygın. Restaurant, bar, cafe ve bistroların hemen hemen hepsi akşamüstü saatlerinde happy hours yapıyor. Ne oluyor happy hour’da? Mekandaki çoğu şey yarı veya üçte bir fiyatına sunuluyor. Gayet hoş 🙂 Happy Hours genelde akşamüstü 5-7 arası. Bu saatleri takip edin. Örneğin bir akşamüstü drink’i alırken normalde 10 usd’ye içeceğiniz bir Blue Moon veya herhangi bir Amerika birasını 5 usd’ye içebilirsiniz. Happy Hours özellikle İstridye Barlarda da çok yaygın. 3 dolarlık istiridyeler, Happy Hour’larda 1 dolara yenebilir örneğin..[/column][/columns_row]

NEW YORK’ta ALIŞVERİŞ

NYC’de  alışveriş için önerilen ilk adres Woodbury Outlet. Ancak şehrin dışında. Gitmek için oraya tam gün ayırmanız gerekir. Bir arkadaşım gittiğini ve çok da değmediğini söyleyince vazgeçtim gitmekten. NYC’de zaten sayılı günüm vardı ve koca bir günü riske etmek istemedim. Onun yerine Soho’da dolaştık. Oldukça keyifliydi. Soho zaten keyifli bir bölge. Kısacası alışveriş için Soho ve 5.Cadde diyorum.

GECE HAYATI

New York gece hayatı elbette çok renkli. 24 saat uyumayan şehir ne de olsa. Klasik ve alışılagelmiş gece kulüplerinden, kuraldışı erotik showlar izleyebileceginiz kulüplere kadar pek çok sınırsız seçenek var ve her biri farklı eglence vaadediyor. Ancak benim size ilk önerim, kaliteli bir Jazz Club’a gitmeniz. Zira Jazz Amerika doğumlu bildiginiz gibi. Ve New York gece hayatında ilk işiniz bu enfes müzik türünü anavatanında gerçek sahiplerinden canlı dinlemek olmalı. Yunanistan’da taverna, Portekiz’de fado ve İspanya’da flemenko neyse NYC’de de olay Jazz aslında.. Jazz sever misiniz bilmiyorum ama sevmiyor bile olsanız NYC’de canlı bir jazz gecesi deneyiminden sonra fikriniz değişecek diyorum. Jazz için NYC’nin en ünlüsü Blue Note. Biz fazla turistik bir yer olsun istemediğimiz için Smoke Jazz&Supper Club’a gittik. Rezervasyonu gitmeden yemek sonrası için yaptırdık. Zaten önceden programa bakıp seçiminizi ona göre yapın. O gece çıkacak sanatçıların performanslarını araştırın ve öyle yer ayırtın. Özellikle Afro-Amerikalılar Jazz’da gerçekten çok iyiler. İyi bir jazz ruha ve bedenin tüm hücrelerine verilen güçlü bir antidepresan gibi bence. O derece bir haz. Jazz’ı sevmeyi kaliteli müzikten anlamak kavramı ile eşit görüyorum. Şimdi bana kızabilir, ‘zevkler ve renkler tartışılmaz’ diyebilirsiniz. Ama inanın bence ikisi de ‘bazı durumlarda’ tartışılır 🙂 Neyse, Jazz Club için ‘mutlaka gidin’ diyorum. Manhattan’da özellikle otellerin teraslarında hoş kokteyl barlar var. Güneşin batışını Manhattan manzarası eşliğinde izleyebilirsiniz.

SANAT

New York’ta gezecek o kadar çok müze, ziyaret edilecek o kadar çok mekan var ki, kısıtlı zamanda bunların bir kısmını bile görseniz giriş ücretleriyle epey bir maliyet çıkıyor karşınıza. Bu nedenle NEW YORK PASS almanızı öneririm. Bu kart bir çok turistik mekana ücretsiz girmenizi sağlıyor, bazı atraksiyonlarda ise indirim kazanıyorsunuz. Fiyatı biraz yüksek, 5 günlüğü 240 USD civarında, ama çok gezen biriyseniz ve giriş kuyruklarında saatlerce beklemek istemiyorsanız buna değeceğini söyleyebilirim. Güncel bilgi için : https://www.newyorkpass.com/En/

Gezi konusunda biraz daha kısıtlı hareket edecekseniz (örneğin gününüz az ise) size NEW YORK CITYPASS öneririm. Bu kart ile en popüler, olmazsa olmaz 6 mekana giriş yapabiliyorsunuz ve fiyatı 114 USD. Güncel bilgi için : http://www.citypass.com/new-york 

Yukarıdaki fotografları Metropolitan Sanat Müzesi’nde çektim. Hangi müzeleri mutlaka gezmelisiniz, sonraki postlarda..

NYC Buildings
New York Buildings

Manhattan’da gezerken sürekli yukarı bakın.. Göğe yükselen binalar güzel kareler veriyor. Kimileri bu binaları yapay ve soğuk buluyor. Bense tam tersine geometrik ve keskin çizgileri olan bu modern ve belki de ‘yapay’ binaları seviyorum. Siz ne dersiniz? Bu binalar ayrıca NYC’nin en yüksek binalarından da muhteşem görünüyor. Hepsini detaylı olarak sonraki postlarda bulacaksınız.

NYC Buildings
New York Buildings
NYC
New York

Aşağıdaki iki fotograf New Yorker’ların oturdukları daireler. Balkonsuz falan.. Bizim İzmirleri düşündüm bir an.. Her evde oda kadar balkonun olduğu düşünülürse mümkün değil kalamazlardı bu binalarda 🙂

New York
New York

NEW YORK GÜNLÜKLERİ başlıyor.. New York’u bizimle gezmeye hazırlanın..

♥♥

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir