Le Fumoir Restaurant/Georges Hotel

İzmir Gurme Guide’in davetiyle gittik bu gizemli Fransız’a. İzmirli gurmeler, İzmir’in havasını İstanbul’a getirmişler, hem de İstanbullu blogger’larla biraraya gelmeyi istemişler. Çok da güzel yapmışlar. 🙂 Hem kendileri hem de davetleri, İzmir kadar sıcak ve İzmir kadar keyifliydi..

 

Le Fumoir, Georges Hotel’in içinde. Bir tabelası bile yok. Gizemli ve sadece bilenlerin geldiği bir yer olmasını istemişler.. Nefis bir ambiyansı ve manzarası var. Işıklandırma loş ve hoş. Karanlığa yakın.

Tadım etkinliği için çok güzel ve Fransız mutfağına yakışan bir menü hazırlamış Le Fumoir’in dünya güzeli şefi Clarisse Müge Özden. İşte gecede tatma fırsatı bulduğumuz Fransız lezzetleri ;

1. Gratine Soğan Çorbası

Fransız mutfağından bir çorbayla başlıyoruz. Paris seyahatimde de deneme fırsatı bulmuştum bu çorbayı. Bizim klasik tatlarımıza göre farklı. Çoğu kişiye yoğun ve ağır gelebilir. Ancak bu çorba gerçekten lezzetliydi. Gratine’nin ne olduğunu bilmeyenler için kısaca açıklayayım.  Hani yemeğin üzerinde bazen sarı veya kırmızımsı yani kızarmış görünümlü, çıtır bir kabuk vardır. Genelde peynir, galeta unu ya da ekmek içinden oluşur. Bunlarla hazırlanan yemek fırına verilince üzerindeki bu nefis kabuk oluşur. İşte bu gratine tekniğidir. Güzeldir, hoştur. 🙂

2. Kişnişli sıcak camembert’li salata ve nar sosu

Bir İzmirli olarak salatalar birincil derecede ilgi alanım. Değişik soslarla sıradışı salatalar yapmaya bayılıyorum. Fransızların meşhur peyniri camembert, bu salataya kesinlikle çok yakışmış. Nar sosu.. Akdeniz yeşillikleri.. Nefisti!

3. Sebzeli Levrek Tartar

Fransız mutfağında ‘Tartar’ denince benim aklıma hemen  Steak Tartar gelir. En basit tabiriyle çiğ kıyma ve üzerine kırılmış çiğ yumurta yani. Önyargılı yaklaşanlar tabi ki vardır. Ama ben levrek tartar, levrek marine denilince bunlara dayanamıyorum 🙂 Levrek tartar, balığın derisinin de çıkarılarak limonda bekletilmek suretiyle, limonda pişirilmesi esasına dayanıyor. Şef Müge, nasıl yaptı bilmiyorum ama tek kelimeyle harikaydı!

4. Füme Somon ve Lime Dilimleri

Menünün nefis bir parçasıydı. Bu norveç somonu, İngiltere’den gelen meşe talaşında tütsülenmiş. Harikaydı. Füme somona kim hayır diyebilir ki?!

5. Foie Gras

Ev yapımı ördek ciğeri. Paris’te sipariş etmeyi reddettiğim bir tat. La Fumoir’de tatmak nasip oldu. Tatmayı reddetmemin sebebi Foie Gras’ın elde edilme sürecinde ördeklerin maruz kaldığı muameleydi. Tercih edenler için son derece lezzetli bir tat. İncir reçeli eşliğinde geldi.

6. Coq Au Vin

Ve ana yemeğimiz.. Kırmızı şarap ve konyakta marine edilmiş köy horozu butu. Fransızların ulusal yemeklerinden. Yanında sade pilavla servis edildi. Horoz şarabı güzel emdiğinden lezzeti nefisti.

7. Kıtır Izgara Somon

Menünün diğer ana yemeği. Kuşkonmaz-ki bayılırım-, glaze patates ve tarhunlu şarap sosu ile geldi. Somonu füme yemeğe alışkın olanlara farklı ve yoğun gelebilir. Ancak kesinlikle muhteşemdi.

8. Crème Brulèe

Tabi ki nefisti..

9. Çikolatalı Mousse

Ve menünün son lezzetlisi. Nefis bir kapanıştı.

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Le Fumoir’de sanırım keyif almayacağınız bir lezzetle buluşmanız imkansız. Ne söylerseniz söyleyin, bu nefis Fransız’dan memnun ayrılacaksınız. Bu güzel lezzetler ve gece için İGG’ ye, Le Fumoir’e ve Şef Müge Hanım’a sonsuz teşekkürler..

♥♥

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir