Floransa-Florence-Firenze

Rüya..

 
Kısa süreli Toskana gezimiz için günler öncesinden heyecanla araştırma yapmaya başladık.
 
 

İlk durağımız Floransa.. Floransa, bildiginiz üzere rönesansın temellerinin atıldığı şehir. Çok önemli bir yeri var tarihte.  İtalya’nın Toskana Bölgesi’nin baş şehri. Toskana ise, Antik Roma’dan Rönesansa uzanan sanat ve mimari eserleri, yeme-içme kültürü ve üzüm bağlarıyla ünlü mutlaka gidilmesi gereken bir bölge. İçinden de geçen Arno Nehri’nin çevresinde  kurulmuş. M.Ö. 59’ da Julius Caesar, ordusundan emekli olmuş askerlere Arno Nehri’nin çevresindeki toprakları vermiş ve bu kentin kurulmasına vesile olmuş. Harikulade bir şehir.. İtalyanca’nın en güzel konuşulduğu şehir.. Dante gibi bir ozanı çıkarmış bir şehir..

Floransa’ya gitmek için öyle çok nedeniniz var ki.. Akıl dışı sanat eserlerinden büyülenmek mi dersiniz, tüm mimari güzelliklerini görebilmek mi? Yoksa Ortaçağ havasını solumak, rönesansın başladığı kenti yaşamak mı? Ya da belki de şarabın en iyisini tatmak? Hepsi ama hepsi..

Floransa’daki ilk durağımız Michalengelo Tepesi (Piazzale Michelangelo). Şehrin güzelliği ile kendimizden ilk geçişimizi bu tepede, enfes Ortaçağ-rönesans manzarası ile yaşıyoruz. Günbatımı saatinde daha güzel olacağını duymuştuk ama bizim gittiğimiz saatlerde de manzara müthiş..

Michelangelo Tepesi’nden enfes Floransa..
Michelangelo Tepesi’nden Floransa Katedrali kubbesi..

Floransa’ya gidenler buraya bir kez mutlaka çıkmalı. Taksi veya toplu taşıma araçlarıyla çıkıp yürüyerek geri dönebilirsiniz. Zaten bir şehirde bolca yürümek ve kaybolmak, olabilecek en güzel şey herhalde:)

Burada Michelangelo’nun ünlü eseri David’in bir replikasını görüyorsunuz. Aslında bir şaheser, Michelangelo’nun “magnum opus”u ve Floransa’nın simgesi. (Diğer replika, Palazzo Vecchio (Eski Saray, şimdiki belediye binası) önünde. Aslı ise Galleria Dell’Accademia’da).

 

Şehir, barındırdığı pek çok şaheseri, Medici Ailesi’ne borçlu. Medici ailesi, bu şehir için oldukça önemli. Tam 3 papa, çok sayıda Floransa hükümdarı çıkarmış. Ve tabi ki rönesansın gelişmesinde çok önemli rol sahibi. Artık önemlerini siz düşünün..

Senyorler Meydanı/ Piazza Della Signoria

Şehrin görülecek bir diğer yeri..

Piazza Della Signoria’dayız 

Palazzo Vecchio,

Davut heykelinin de önünde durduğu ihtişamlı ve 34 metre yüksekliğindeki çan kulesiyle güç sembolu sayılan bina. Şu anda belediye binasına dönüştürülmüş durumda. Arnolfo di Cambio tarafından inşa edilmiş. Binanın meşhur bir de balkonu var. Kuzuların Sessizliği filminde, Hannibal’ın polis şefini balkondan sallandırdığı bir sahne vardır. İşte o balkon, bu balkon 🙂 .

Bu meydan iki ana bölümden oluşuyor. Palazzo Vecchio ve Loggia Dei Lanzi denilen açık hava galerisi.

 

tüm ihtişamıyla Palazzo Vecchio..

Palazzo Vecchio Binası’nın girişinin hemen sol önünde yukarıda da belirttiğim gibi Michalengelo’nun “magnum opus” u  Davut Heykeli’nin bir replikası bulunuyor. Bu heykel görsel olarak son derece etkileyici.  Yaratıcısı Michelangelo 5,5 metrelik bir mermerden, hiç bir ekleme yapmadan yaratmış. Ve bu eser tüm zamanların en güzel insan vücudu heykeli olarak tanımlanıyor.. Ve gerçekten ben de baktığımda aynı şeyi gördüm. Bir insan bedeninin mükemmel tasviri..

Palazzo Vecchio önünde David ve Kuzuların Sessizliği’ndeki meşhur balkon..

Heykel tamamen çıplak olduğu için Papa tarafından imha emri verilse de, esere Medici ailesi sahip çıkmış ve eser bugünlere gelmiş. Heykelin orjinali Galleria Dell’ Accademia’da. Bizim hem vaktimiz sınırlı olduğundan, hem de replikasıyla bile yeterince büyülendiğimizden heykelin orjinalini görüp, ince detaylarını inceleme işini sanat tarihçilerine bıraktık.

Palazzo Vecchio’nun sağ girişinde ise Baccio Bandinelli’nin Herkul ve Cacus heykellerinin replikaları bulunmakta. Bu heykellerin orjinalleri de Academia Müzesi’nde sergilenmekte.

Hercules and Cacus by Baccio Bandinelli

Senyorlar Meydanı’nın Loggia Dei Lanzi denilen kısmında, Perseus ve Medusa heykelleri bulunuyor. Antik ve Rönesans heykellerin bulunduğu Loggia’da sergilenen en önemli eser, Benvenuto Cellini tarafından yapılan ”Perseus’un Medusa’nın başını kopardıktan sonra havaya kaldırması” sahnesini temsil eden bu heykel. Yine bu heykelin orjinali Academia Müzesi’nde..

Perseus with the head of Medusa by Benvenuto Cellini

Bu heykelin diğer tarafında Ratto Delle Sabina-Sabine Kadınları’nın Kaçırılması (The Rape of The Sabine Women) heykeli bulunuyor.  Bu eser, Hollanda’dan Medici Ailesi tarafından getirilen ve yaşamına Floransa’da devam eden sanatçı Giambologna’ya ait. Bu da diğerleri gibi replika. Orjinali Academia Müzesi’nde.

Ratto Delle Sabina-Sabine Kadınları’nın Kaçırılması

Bu başarılı çalışma ayrıca, Roma’da barok tarzın en önemli temsilcilerinden Pietro De Cortona’ ya da ilham vermiş ve ünlü barok ressam, aynı tema ile ünlü eserini resmetmiştir.

Sinyorlar Meydanı’nda ayrıca Duke Cosimo I Di Medici’ nin at üzerinde bronz bir heykeli de mevcut. Cosimo I Di Medici, Floransa’yı Floransa yapan Medici Ailesi’nin İtalyan kültürü üzerindeki önemli hakimiyetini başlatan üyesi. İlk Toskana Grandükü. Kültür ve sanat alanındaki yatırımları sebebiyle çok sevilmiş, sayılmış. Uffizi Sanat Galerisi’nin inşasına sayesinde başlanmış.

Uffizi Sanat Galerisi’ne gidiyoruz şimdi.. Ama yolumuzun üzerinde inanılmaz mimik sanatçıları var 🙂 Fotoğraflamaya doyamadım.. Sonraki postta..

 

4 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir