Yeşilin Elli Tonu

Ulusal Bahçe

Olimpiyat Stadı’ndan çıktığınızda karşınızdaki büyük yeşillik Atina’nın Ulusal Bahçesi. Girişi 300m batı tarafında, Olympian Zeus Tapınağının tam karşısı. Eski Kraliyet Bahçesi. Burası Yunanistan’ın ilk kralı Otto’nun karısı Kraliçe Amalia tarafından yaptırılmış. Yemyeşil, sakin ve huzurlu.. Bahçenin kimi yerinde antik heykeller var, kimi yerinde egzotik dev ağaçlar..

Aslına bakarsanız ben hiç de öyle deli gibi yeşil alan düşkünü biri değilimdir. Börtü böcek çayır severim ama severim işte, aşık olacak derecede değil. Beni yapılar, binalar (modern ya da antik fark etmez), sokaklar daha çok çekiyor. Yeşili severim ama şöyle bir bakıp çıksam da olur. Ama diğerlerinde çook uzun saatler geçirebilirim.. Burada da çok vakit geçirmeyeceğiz ama yeşilin her tonunu görmek, oksijene doymak ve taze nefesler almak yeniliyor insanı..

Henry Miller’in Atina Aşkı

 

Bu bahçe güzelliğiyle, ünlü Amerikalı yazar Henry Miller’e ilham kaynağı olmuş ve en iyi romanım dediği Marussi Devi (The Colossus of Marussia) satırlarında kendine yer bulmuş. İşte o satırlar:

“Şimdiye kadar gördüğüm başka hiçbir park aklımda kalmadı. Burası bir parkın en mükemmel hali. Bazen bir tabloyu izliyor gibi hissettiren, bazen de olmak istenilen ve hayali kurulan ama hiç bulunamayan bir yer gibi.”

Miller, bu yolculuk romanını ıssız bir Yunan Köyü’nde yazmış..

Ulusal Bahçe’nin önünden Atina’nın meşhur Happy Train (Mutlu Tren)’leri geçiyor 🙂

Zappeion Kongre ve Sergi Binası

Ulusal Bahçe’nin içinde. 1896 Yaz Olimpiyatları’ndaki eskrim müsabakaları burada yapılmış. Olimpiyatlar için inşa edilen ilk binaymış burası..

Bahçeyi gezerken yoruldum.. Kahve istiyorum….

♥♥

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir