Contemporary istanbul’15

Çağdaş Sanat Fuarı.. Bu sene de geldi, geçti.. Akbank sponsorluğunda Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nda yapıldı.

Her zamanki gibi yine muhteşemdi.. Pek çok nefis eserle başka dünyalara gittik, ruhumuz beslendi.. Hadi gelin, bu seneki fuardaki muhteşem eserlere bi bakalım;

Liminal Spaces by Aron Majoros

 

Example by Nick Gentry

Tabloya dikkatlice bakın.. Ne görüyorsunuz? Tablonun disketlerden yapılmış olduğunu farkettiniz mi?? İngiliz sanatçı Nick Gentry, kullanılmış malzemelerden, özellikle floppy disk ve film negatiflerinden sanat yapıyor. Gerçekten sıra dışı..

 

Tracks by Nick Gentry

Bu çalışma film negatiflerinden yapılmış.. Nick Gentry‘nin diğer eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Öpüşen (Gay) Aynasızlar – BANKSY

Banksy‘nin bu eseri fuarın en iddialı eserlerindendi. Banksy‘yi bilir misiniz? Ben New York’ta öğrendim. Manhattan ve Brooklyn sokaklarını süsleyen nefis grafitileri hangi sanatçının yaptığını merak edip araştırdığımda çıktı karşıma Banksy.. Dünyadaki en ünlü grafiti sanatçısı diyebiliriz onun için. (Bu arada her biri birbirinden güzel grafitileri çok yakında blogda bulacaksınız..) Neyse, bu çalışma ilk başta İngiltere-Brighton’da Prince Albert isimli bir pub‘ın duvarındaymış. Zamanla insanların ilgisini çok çekmeye başlamış ve ünlenmiş. Sonrasında eser Miami’de yaşayan birine $575.000’e satılmış ve pub’ın duvarından silinmiş.

Bu eser çok derin bir anlam barındırıyor aslında. Tıpkı Banksy’nin diğer eserlerinde olduğu gibi.. Genel toplumsal algıya göre, polis masküleni ve gücü temsil eder. Yine genel toplumsal algıya göre, gay olmak zayıflıktır.(!) Güç sembolü olan polislik mesleği ile zayıf algılanan gay portresi aynı kişide buluşturulmuş ve ortaya bu ezber bozan cesur çalışma çıkmış. Ben bu eseri homofobik bakış açısına atılmış çok güçlü bir tokat olarak yorumluyorum.. Gerçekten müthiş anlamlı..

Banksy’nin grafitilerinden örnekler için buraya tıklayın.

Sky No More by Tolla (Bronze climbing men) & Love by Saint Maxent

 

Amore by Jacques Lebescond (bronze couple) & Chaises Rouge by Alain Gazier

 

Hatırladınız mı? Unutmak mümkün değil! Evet, bu Aylan 🙁 / Koorosh Shishegaran

 

İnsanlığın Sonu Serisi 1 & 2 – Özcan Uzkur

Eserler uzaktan boya gibi görünse de aslında ipten yapılmış. Sanatçı, klasik boya ve türevleri yerine ufkunu genişletebileceği yeni resimsel diller de oluşturmaya çalışmış ve son derece başarılı olmuş.. Bir diğer anlatımla boyaya meydan okumuş. Özcan Uzkur‘un ipten yaptığı bedenler kimliksiz ve birbirine savaş açmış insanları simgeliyor. Parçalandıkça bütünleşmeye çalışan ama bunu da başaramayan bedenler bunlar. Anlattığı şey sizce de çok anlamlı değil mi? Toparlanmaya çalıştıkça parçalanmıyor muyuz gerçekten??

 

Tolerans & Senin Egon Benim Legom – Derya Özparlak

 

Lady of Hysteria by Damla Ozdemir

 

Yerde hareketsiz yatan bu arkadaşlar sizce ne yapıyor?? Bir platform, üzerinde çeşitli objeler..ama asıl odak platformun altında çeşitli şekillerde yatan insanlar… Hepsi performans sanatçısı..Çalışma Slovak sanatçı Jasa‘ya ait ve adı “Untitled” yani Başlıksız…Yorum ziyaretçilere bırakılmış.

 

Denizli Cock by Nur Kocak

 

21.Yüzyılda Aşk – Ilgın Seymen

Sizce de günümüzün aşkları böyle mi??

 

Fareli Adam – Yaşam Şaşmazer

Yorum sizin..

 

Koro – Server Demirtaş

Bu hareketli heykeller de fuarda çok ilgi çekti. Sanatçının bu hareketli heykelleri, bedenin duygular aracılığıyla yaptıklarını makineler aracılığıyla ifşa ediyor.

 

Mukadderat – Bahadır Baruter

Cam fanuslar içindeki heykeller oldukça sıra dışı, biraz ürkütücü ama çok etkileyici idi.

 

Istanbul’la Yüzleşme – Ahmet Gümüştekin

Evet, Istanbul’la yüzleştim.. Sonuç mu? İzmir’i özledim..

 

Fuarın bir bölümünde Iranlı kadınların ‘kadın olma’ hikayeleri vardı.. Kadınlığına ve özgürlüğüne sahip çıkmış kadınlar gerçekten ilham vericiydi..

 

Bir sonraki contemporary’yi sabırsızlıkla bekliyorum.. 

♥♥

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir