Antik Agora-Antik Atina

Antik Agora, eski çağ agoralarının içinde en bilineni. Acropolis’e çok yakın, kuzeybatı kısmında. Biz buraya Acropolis’ten yürüyerek geldik. Fazla zaman almıyor..

Agoranın ana girişinde büyük heykeller var..

ancient agora / antik agora

olive tree symbolizes healthy, quaintity, sanctitiy / zeytin agaci sagligi, bollugu ve kutsallıgı simgeler
zeytin agaci sagligi, bollugu ve kutsallıgı simgeler

Hadi Antik Agora’daki önemli yapı ve heykellere göz atalım;

Attalos Stoası

Antik Agora’nın batı tarafında yer alan yapı burası. Monastiraki’ye çok yakın. M.Ö. 159’da yapımına başlanmış ve M.Ö. 138’de tamamlanarak, Bergama Kralı 2.Attalos tarafından Atina’ya bağışlanmış. Helenistic mimarinin çok güzel bir örneği. Özellikle fotoğraf çekmeyi seven biriyseniz,  mükemmel bir perspektif sunuyor.

Stoa, antik çağlarda alışveriş merkeziymiş. Ayrıca insanlar sosyalleşmek için de burada toplanıyorlarmış. Tabi internet, cep telefonu vs olmadığı için.. Çok zor 🙂 

Antik Agora Müzesi

Müze, Attalos Stoası’nın hemen içinde konumlandırılmış. İçeride cam, bronze ve topraktan oluşan çeşitli eşyalar sergileniyor. 7. Ve 5. Yüzyıllara ait bazı heykelcikler var. Bizans dönemi ve Türk el sanatına dair örneklerde görebilirsiniz. Aşağıda gördüğünüz parfüm şişesi ve mangal hayli ilginç 🙂 Demek kebap o zamanlarda da varmış 🙂 

Çirkin Tanrı’nın Evi: Hephaistos Tapınağı 

Hephaistos, Yunan mitolojisinde Zeus ile Hera‘nın oğlu, Afrodit‘in eşi. Tanrılar ve kahramanlar için demircilik zanaatıyla uğraşarak silahlar ve zırhlar üreten ateşler tanrısı. Olimpos’taki tüm Tanrılar mükemmel miydi?? Hayır!

Hephaistos, tanrıların en çirkini. İki ayağı da topal. Homeros‘un meşhur İlyada destanında bunun sebebi iki şekilde açıklanıyor. Birinciye göre babası Zeus, Hera ile kavga ederken Hephaistos annesinin tarafını tutmuş, buna kızan Zeus oğlunu Lemnos (Limni) adasına fırlatmış ve Hephaistos bu yüzden sakat kalmış.. İkinci efsaneye göre Hephaistos sakat doğmuş, bu durumdan utanan annesi onu Olympos’tan aşağı fırlatmış..

Tanrıların arasında en çirkin olan olmasına rağmen, hem onlar hem de insanlar arasında en sevilen tanrıymış Hephaistos. Olimpos’taki görkemli saraylar onun elinden çıkmış. Ayrıca Tanrılar ve kahramanlar için en güzel silahları yapmış. Eros’un okları ve yayları, Afrodit’in ünlü göz kamaştırıcı kemeri, Dionysos’un eşi Ariadne’nin tacı, Hades’in görünmezlik miğferi, Aşil’in miğferi ve ayrıca Zeus’un emriyle insanları cezalandırmak için gönderilen ilk kadın Pandora’yı da o yapmış.

Ve işte şimdi Antik Agora’nın açık alanından bu çirkin Tanrı’ya ithaf edilmiş tapınağa doğru yürüyoruz..

Geldik..Bu gerçekten güzel bir tapınak.. Belki Parthenon kadar değil ama oldukça güzel..

Antik Agora, Monastiraki‘ye çok yakın.. Burdan çıkıp Atina’yı yürüye yürüye keşfe devam edeceğiz. Burdan Hadrian Kütüphanesi‘ne, ordan da Olympian Zeus Tapınağı‘na geçeceğiz. Ayrıca tapınağa çok yakın olan Panathenaiko Olimpiyat Stadyumu‘na da bakıcaz 🙂 Hani şu 1896’da ilk olimpiyat oyunlarının gerçekleştiği stat.. 

♥♥

2 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir